Köyümüz Hakkinda

COĞRAFİ DURUMU


Köyümüzün rakımı tahmini olarak 750mt , yüzölçümü ise 42.000 m² dir. Topraklarımızın doğusunda Sipahiuşağı (Arapgir ilçe sınırı), batısında Yamaç (Mişedi), güneyinde Bahçeli (Maliyen), kuzeyinde ise Meşeli (Tocolar) köyleri yer almaktadır.

Ekilebilir arazileri 10.000 dönüm civarında olan köyümüzün hane sayısına bakıldığında oldukça geniş sayılabilir. Kullanılabilir su kaynakları açısından oldukça yetersiz kaynaklara sahip olan köyümüz ilk içme suyu çeşmesine cumhuriyetin ilk yıllarında kavuşmuştur. Bu tarihe gelinene değin içme suyu ihtiyacı; gözelerden ve kuyulardan sağlanmakta imiş. Modern çeşmelerin yapmış ise 1950 li yıllara denk gelir.

Günümüzde ise mevcut iki çeşmesi bulunan köyümüz 3 yıl önce su dağıtım şebekesine kavuşmuştur. Bunların dışında 3-4 adet şahsi gayretlerle çıkarılmış bağ-bahçe sulamasında kullanılan ufak su kaynakları ve çeşmeler bulunmaktadır. Zengin su kaynaklarının olmayışı nedeniyle; köylülerimiz arazilerini susuz tarıma uygun bir şekilde işletmektedir. Başlıca geçim kaynakları arpa ve buğday üreticiliğidir. Bunun dışında hane ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik büyükbaş hayvancılık da yapılmaktadır.

TARİHÇESİ


Doydum Köyü; adının köyde yerleşik düzene geçen ailelerin köyde rahat bir yaşam sürmeye başlamasının ardından geliştirdiği karınlarının doyduğunu belirtir bir ifade olduğu sanılmaktadır. Resmi bir araştırma ve bulguya dayanmamakla birlikte nesiller boyu aktarılan bilgilere göre köyümüzün bugün kurulu olduğu yerleşimin kronolojik aşlangıcının 14. yy ortalarına dayandığını belirtebiliriz. Fakat ilk yerleşen insan topluluklarının köyümüzün bugünkü sakinlerinin ataları olup olmadıkları konusunda derin şüpheler vardır. Ve ne yazık ki bu toplulukların yaşam tarzlarından dolayı yazılı tarih bilincinin gelişmemiş olması bizleri o sürece dair ancak ve ancak fikir yürütmekle sınırlandırıyor. Bu noktada resmi kurumların arşivleri de oldukça yetersiz kalmaktadır. Kulaktan kulağa aktarılan bilgilerin de zaman içerisinde insan ve zaman faktörüne bağlı olarak deşişmiş olma ihtimali bizi net ifadeler ortaya koymaktan alıkoyuyor.

Köyümüzün tarihçesine dair bulduğumuz resmi kayıtlar Arguvan nüfus idaresinde bulunan kayıtlardır ve bu kayıtlar soyadı kanununun çıktığı tarihte yapılan resmi kayıtlardır. Bu kayıtlara göre köyümüzde 7 sülale yaşamını sürdürmektedir.

Bu 3 kabinenin köyümüze gelmeden önce ikamet ettikleri topraklar kayıtlarda yer almamaktadır. Çilalioğulları, Habipoğulları ve Devletoğulları ailelerinin köyümüzdeki yaşantılarının yukarda saydığımız 4 aileye göre daha eskiye dayandığı düşünülmektedir.

GÜNÜMÜZ

Yaşayan büyüklerimizin dün gibi hatırlarındadır, şu an 10 hane kalmış olan köyümüzün 80 hane iken ki şenlikli zamanları. 50 li yıllarla başlayan Anadolu'dan büyük şehirlere göç neticesinde şu an Doydumda 10 hane yaşamını sürdürmektedir. Köylülerimizden 49 aile İstanbulda, 7 aile Malatyada, 4 aile Balıkesirde, 2 aile Ankarada, 1 aile Bursada, 1 aile Almanyada ve 1 aile de İzmitte yaşamına devam etmektedir.

Köyümüzün bugün görev yapan muhtarı Ali Çakmak'tır (0538 574 81 20).

GEÇMİŞTEN BUGÜNE


Yazımızda cumhuriyet öncesi dönemde yazılı tarih bilincinin gelişmediğinden ve geliştirilmesinin önüne geçildiğinden bahsettik. Bunun yanında kulaktan kulağa aktarılan anlatıların da olduğundan bahsetmiştik. Bunlar günümüze değin aktarılmış ve bizi bir anlamda geçmişimize başlayan çengeller olma işlevini yerine getiren olaylardır.

Rivayetin birine göre; 300 yıl kadar önce bugün çıplak olan tepelerimiz sık bir şekilde meşe, çam ve ardıç ağaçları ile kaplıdır ve kış koşulları bugünkü ile kıyaslanamayacak kadar ağır geçmekteymiş. Bahara yaklaşılan aylarda, hayvanların yiyeceği bittiğinde köylülerimizden biri genç oğlu ile birlikte hayvanlarına yedirmek üzere çam ağaçlarından yaprak kesmekte iken genç az ilerde ötmekte olan ibibik (ibobik) kuşlarını görür ve babasına kuşların neden öttüğünü, ne söylemeye çalıştıklarını sorar. Babası "ayran yayan kadınların tuluklarına sövüyor bunlar" diye cevap verdiğinde genç hiddetlenir... "Bu mevsimde bu kar, bu yokluk yetmezmiş gibi bir de bu kuşlar mı dalga geçecek bizimle" diyerek dehresini ağaca saplamış ve bir daha köye dönmeyeceğine yemin etmiş. Ve bir daha geri dönmemiş.. Bu gencin o dönem Adana ya gidip bugün ilçe olan Karataş kasabasına yerleştiği ve orada Doydum isminde bir mahallenin bugünde varlığını sürdürdüğü anlatılır.

Bir diğer rivayete göre ise; seferberlikte silâhaltına alınan vatan savunması için şark cephesine giden 85 Doydum'lu gençten 70 tanesi savaşta yaşamlarını yitirmişlerdir. Sağ kalan 15 gencimiz savaş bitiminde köye dönerken çektikleri açlık üzerine eşyaları ellerindeki 5 katıra yükler ve 5 arkadaşlarına "siz ağır ağır gidin, biz de yakın köyden yiyecek bir şeyler bulup gelir size yetişiriz" demişlerdir. Gittikleri köyde asker olduklarını ve karınlarının acıktığını, bir miktar yiyeceğe ihtiyaçlarının bulunduğunu belirten köyümüz gençleri rivayete göre sakinleri o dönem Ermeni olan Arapgir e bağlı Şepik köyünde karınlarının doyurulacağı vaadiyle evlere misafir edilmiş ve o gece öldürülmüşlerdir.

Bu rivayeti anlatıyor olmamız hiçbir şekilde güncel duruma atıfta bulunmak amacıyla ilişkilendirilemez. Ermeni katliamı iddiasına yönelik tez ve anti-tezlerin havada uçuştuğu bir dönemde bunları anlatmamız kesinlikle politik bir duruşun ifadesi değildir. Zira bunun tersi yönünde bir sürü anlatı da belleklerimizde vardır ve biz bu konuda hiçbir zaman "taraf" olmayacağız. Bu yazıda amaçlanan tek şey; kimliksizleştirilmek, belleksizleştirilmek ve köklerinden kopartılmak istenen Anadolu halkının kimliğine, tarihine sahip çıkması gerektiğinin altının çizilmesidir. Doydum Köyü Derneğinin kuruluş amaçlarından birisi kültürel erozyonun önüne geçebilmek ve sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı yükseltmektir.

Hazırlayanlar: Turabi ÇAKMAK - Tugay YILMAZ - Muammer YILMAZ - Ersin KAYA

Arguvan Haritasi için tiklayin.