Doydumda Kuraklik

Yalçın Yılmaz'ın içinde bulunduğumuz mevsimde köyümüze yaptığı ziyaret ve sonrasında gördüğü manzarayla ilgili yazısıdır.



Kuraklığın vurduğu Doydum



Doydum'un kurak bir köy olduğu gerçeği hepimiz tarafından bilinmektedir sanırım. Bilek kalınlığı akan sular, gürül gürül dereler, çağlayan ırmaklar bulunmamaktadır köyümüzde. Ağaçlık bakımından da pek fakir olduğunu kabul etmeliyiz. Fakat köyümüzün kuruluşundan bu yana kendine yetebildiğini, hatta komşu köylerin bazı ihtiyaçlarını da karşıladığını duyuyoruz. Köye gidenlerimiz görüyor, biliyor da aynı zamanda. Tahıl ve saman başlıcaları idi bu ürünlerin. Bu yıla kadar…


Büyüklerimizden duyduğumuz kadarıyla Anadolu'da, dolayısıyla da Malatya ve çevresinde kuraklıklar olmuş; buğday, arpa ve saman sıkıntısı çekilmiştir. Bu zamanlarda bile köyümüz kendi ihtiyacını karşılayabilmiş, üstüne dışarıya da satmıştır ama bu yıl köye gittiğimde karşılaştığım manzarayı üstteki fotoğraf özetliyor özetliyor aslında. Ama ben yine de anlatmaya çalışayım.

Fotoğraf karesinde Hatay plakalı bir kamyonla Kahramanmaraş'tan yükledikleri samanı samanlığımıza yıkıyorlar. Bu durum hepimizin canını acıttı tabi ama Doydum'da doğup da gurbette yaşayan şu an orta yaşlarda bulunan büyüklerimizle aramızda geçen konuşmalarda seslerinin titrediğini hatta gözlerinin dolduğunu gördüm.

Bu durumda elimizden ne gelir bilmiyorum. Yağmur duasına mı çıksak? Yağmur bombaları mı atsak?

  • Bazı köylülerimiz masrafını karşılamadığı için ekinlerini biçtirmediler.
  • Bu yıl samanlıklarımıza giren samanların %100'ü dışarıdan satın alındı.
  • Tarlalarımızın verimi 1'e 10 ile 1'e 15 arasında değişirken bu yıl en fazla 1'e 3, 1'e 4 verdiğini tahmin ediyoruz.
  • Kuraklık yabani hayvanları da vurdu. Eskiden gördüğümüz birçok çeşit kuş köyümüze uğramaz oldu; su içmek için geldiği havuza düşen tilkiler, kirpiler sansarlar öldü.
  • ana